Raid Salah İle Röportaj

Raid Salah İle Röportaj

İsrail zindanlarında hapsedilen, işkencelere maruz kalan, Mavi Marmara gemisinde bizzat bulunan

İsrail zindanlarında hapis yatan, işkencelere maruz kalan, Mavi Marmara gemisinde bizzat bulunan ve İsrail askerlerinin ölüm listesinin başındaki Raid Salah, İslam dünyasındaki gelişmeleri, Filistin'deki son durumu ve İsrail'in yaşadığı korkuyu anlattı. Salah, özellikle ömrünü Filistin'e adayan Milli Görüş Lideri Erbakan için önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mavi Marmara'nın dünyaya iletmesi gereken iki mesajı vardı. Birincisi, Gazze'deki ambargonun kaldırılması ve özgürlüğe kavuşması. İkinci mesaj ise Gazze halkına yardım götürerek bütün dünyadaki insanlara dayanışma duygusunu göstermek. Bütün insanlığın vicdanlarını harekete geçirmek.

İşgal altındaki tüm Filistin, özelde ise Gazze de son durum nasıl? Ambargo ne durumda?

Ambargo devam ediyor. Filistin'deki, bölünmüşlüğün devam etmesi için İsrail ve diğer güçlerin çabası sürüyor. İsrail, Kudüs'ü ve eserlerini Yahudileştirmek için çalışmalarına devam ediyor.

Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine Süleyman Tapınağını inşa etmek için hazırlıklar yapıyorlar. 1948 yılında işgal edilen topraklarda yaşayan Müslümanları, oradan çıkarmak için ciddi çalışmalar yapıyorlar. Tehlike artarak devam ediyor. Ama Arap aleminde son zamanlarda olan gelişmeler, Allah'ın izniyle Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın yararına olacaktır.

İslam dünyasında Mısır ve Tunus'la başlayan halk devrimleri, yayılarak sürüyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Filistin'e yansıması ne olur?


Genel anlamda, durumun iyiye gideceğini gösteriyor. Çünkü bu topraklarda yaşayan halk, Kudüs'ün yararına olan görevini yerine getirecektir. İsrail, bu durumdan çok korkuyordu. Şu anda İsrail'de olağanüstü bir dönem yaşanıyor. Ve endişe ediyorlar.

İleriki günlerde, inşallah Mısır hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinlilerin çıkmasını bekliyoruz. Bu gerçekleşince, bizim için büyük bir sevinç olacak.

Gazze'ye yapılan ambargonun, tamamen kalkması için Mısır halkının büyük bir rolü olacağını inanıyoruz.

Mısır'daki eski sistem, Filistin'in bölünmesi için çaba harcıyordu. Umut ediyoruz ki, Mısır'daki yeni sistem bunu düzeltir. Filistin'in birleşmesi için ciddi atılmasını sağlar.
Mısır'dan beklentimiz...

Mısır, Filistin'in dünyaya açılan kapısı. Önümüzdeki dönemde bu ülkede oluşacak yeni yönetimden beklentiniz nedir?

Mısır'ın, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının kapısıdır. Mısır'daki değişimin, diğer Ortadoğu ülkelerine yayılacağına inanıyoruz. Haçlılar ve Tatarlar döneminde gördüğümüz gibi, Mısır halkının Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerinde büyük bir etkisi olmuştur. Bunun için Mısır halkından büyük beklentimiz var.

Onun için Siyonist güçler, Filistin'i Mısır'dan ve Ortadoğu'dan uzak tutmak için bir perde kurma çabası içinde oldular.

Camp David anlaşması, Mısır'ın eli kolu bağlı şekilde kalması için yapılan bir anlaşmaydı. Mısır'ın daha önce, Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerindeki etkisini azaltmak için yapılmıştı. Mısır'da yeni kurulacak sistemin, temiz bir seçimle olmasını temenni ediyoruz. Ayrıca Mısır halkının, isteğine göre bir sistemin kurulmasını istiyoruz.

Böyle bir şey olursa, Allah'ın izniyle, Mısır'ın eski olumsuz rolünün olumlu ve iyi yöndeki bir role değişmesiyle, Mısır'ın karanlık günlerini unutacağız ve yeni bir sayfa açacağız.

Refah sınır kapısında son durum nedir?

Ambargo, resmi olarak devam ediyor. Bununla beraber, bu ambargonun hafiflemesi için ciddi adımlar atılıyor. Sadece yiyecek, içecek, tıbbi malzemenin girmesini değil, daha fazla şeyin girmesini istiyoruz. Biz Refah sınır kapısının, tamamen açılmasını istiyoruz. Böylece siyasi amacımıza ve özgür Gazze'ye ulaşmış olacağız.
Mavi Marmara'nın devrimlere etkisi

Arap dünyasındaki halk devrimleri, Mavi Marmara olayından hemen sonra gerçekleşti. Devrimlerle, Mavi Marmara baskını arasında bir bağ kurmak mümkün mü?

Mavi Marmara gemisi, dünyanın dört bir köşesindeki Müslümanları harekete geçirmiştir. Bunun böyle olduğunu herkes biliyor. Mavi Marmara baskınından sonra, Müslümanlar tarafından birçok çalışma yapıldı. Mısır ve Tunus'daki halk devrimlerini bu olaydan sonra gerçekleşti.

Bu halk hareketi, sadece yiyecek ve giyecek için meydana gelmedi.

Bu halk kendine, 'Biz niye Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı özgürlüğüne kavuşturmak için bir hareket başlatmıyoruz' diye sorarak harekete geçti.

Bu sorudan şu kanaate ulaştılar. Biz Ortadoğu'daki yönetimler nedeniyle, Filistin için harekete geçemiyoruz. İkinci bir kanaate ulaştılar: Bu sistemlerin derhal değişmesi lazım. Mavi Marmara, ABD, Avrupa'daki sivil toplum kuruluşlarını güçlendirdi ve hepsi isteklerini sesli bir şekilde medyaya söylemeye başladılar.

ABD ve Avrupa'da, şu anda insan hakları kuruluşları, Filistin'i hukuki açıdan savunmak için mahkemelere başvurmaya başladılar. Kanıtı ise Mayıs ve Haziran ayları içinde bütün dünyadan Gazze'ye 20'ye yakın gemi filosu düzenlenecek.

Mavi Marmara'da bulundunuz. İsrail askerlerinin elinde, isminizin olduğu bir listeden bahsediliyordu. Baskında yaşananlar ve daha sonraki gözaltı sürecini anlatabilir misiniz?

Mavi Marmara'nın dünyaya iletmesi gereken iki mesajı vardı. Birincisi, Gazze'deki ambargonun kaldırılması ve özgürlüğe kavuşması. İkinci mesaj ise Gazze halkına yardım götürerek bütün dünyadaki insanlara dayanışma duygusunu göstermek. Bütün insanlığın vicdanlarını harekete geçirmek. İsrail, bunu bildi. Bundan dolayı, baskını Mavi Marmara'yı ele geçirmek için yapmadı. Hedefleri, çok sayıda insanın şehit edilmesi ve yaralanmasıydı.

İsrail askerlerinin elinde, bir liste ele geçirildi. Bu listede, katledilmesi gerekenlerin isim ve fotoğrafları vardı.

Böylece tüm dünyaya bir korku oluşturarak, tekrar böyle bir gemi filosunun gelmemesi için mesaj vermek istiyordu.

İsrail devleti, çok kibirli ve geri zekâlı olduğu için böyle bir saldırı düzenledi. Ve bütün dünya, bu gerçeği görmüş oldu. Mavi Marmara'nın hedefi, sadece Gazze limanına değil bütün limanlara ulaşmış oldu.
Erbakan bir tarla ekti...

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ömrünü Kudüs ve Filistin davasına adamıştı. Kısa bir süre önce baki âleme göçtü. Onunla ilgili düşünleriniz nedir?


O, bir mücahitti. Dua ediyoruz. İnşallah Cenabı Allah, kendisini Firdevsi Âla'da mücahitlerle, enbiyalarla, salihlerle ve şehitlerle buluştursun. Mücahit Necmettin Erbakan, hiç şüphesiz Türkiye'deki İslami uyanışın ve hareketin lideriydi. Gözaltında bulunduğum için İstanbul'daki cenaze merasimine katılamadım. Orada olmayı çok isterdim. Allah, rahmet eylesin.

O, halklar ve hükümetler arasında, birlik ve beraberliği sağlayan bir mücahitti. Kudüs, Mecsidi Aksa, Arap alemi ve İslam dünyasında, birlik ve beraberliği sağlayacak planları ve projeleri bizzat kendisi kurmuştu.

O, bir tarlayı ekti. Bütün dünyadaki herkes, o tarladaki meyvelerden tek tek yedi ve istifade etti.

Türkiye'deki gördüğümüz bütün kalkınma ve iyilikleri yapan, aslında Necmettin Erbakan'dır.

Türk halkına bir yeni bir mesajınız var mı?

İlk önce biz Türk halkını, Allah için sevdiğimizi söylemek istiyoruz. Türk halkını gördüğümüzde, İstanbul'un fethini hatırlıyoruz. Ve Sultan Mehmet Fatih'i hatırlıyoruz. Filistin'i, Kudüs ve İslam'ı savunan, Osmanlı padişahlarını hatırlıyoruz. Hertzel'i kovan, Meclis'inden dışarı atan Sultan 2. Abdülhamit'i hatırlıyoruz. Bundan dolayı, Türk halkı ile beraberiz. Bizim dünümüz birdi, bugünümüz bir. Geleceğimiz de bir olacak inşallah.

MİLLİ GAZETE