Filistinliler, bombardımanın devam ettiği 3 gün boyunca kampta yaşanan dramı anlatırken çoğu kez gözyaşlarına hakim olamadı. Yakınlarını kaybeden sivil halksa Lübnan Hükümeti'ne ateş püskürdü. Ebu Ala isimli Filistinli, "Çocuklarımı teskin etmek için çok uğraştım. Bombardıman altında insanları sakinleştirmek çok güç. Psikolojik rahatsızlıklar vücuda geldi. Hala kampta enkaz altında cesetler mevcut. Başbakan ve devleti, kimsenin suçunu kimseye yüklememeye çağırıyorum. Biz de
Fetih El İslam örgütü tarafından bu duruma mecbur bırakıldık. Hiç kimse olanlardan memnun değil. Ordu komutanından ve cumhurbaşkanından çocuklarımıza merhamet etmelerini istiyorum. Bize Nablus'u hatırlattılar" dedi.
Çatışmalar sırasında kalçasından yaralanan Ebu Hüseyin ise, "Arap ülkelerinde mülteci durumunda yaşayan Filistinliler'in en basit hayat standartlarından yoksun yaşamlarını anlatarak, batılı ülkelerden kendilerine oturum hakkı vermelerini istedi. Ebu Hüseyin, "Batılı ülkelere bize oturum hakkı tanımaları çağrısında bulunuyorum. Filistinliler olarak Arap ülkelerinde, insani koşullardan yoksun bu şartlar altında yaşamaya gücümüz kalmadı" diye konuştu. Olayların olduğu kampta kalan bir başka sığınmacı ise,
"Her taraf cesetlerle dolu. Kollar, bacaklar ve birçok organ paramparça olmuş. 3 gün boyunca kampı rast gele bombaladılar. Tıpkı Amerikan füzeleri kullanıyormuş gibi. İnsani yardım konvoyu geldi, ancak bu bombalardan onlardan da nasibini aldı" derken, kampta kalan Ahmet isimli küçük bir Filistinli, "Çok korkuyordum. Annemin yanına gidiyorum. Babamsa, ağlama diyerek beni teselli ediyordu" dedi.
Dün gece itibariyle yürürlüğe giren ateşkesin ardından Nahr El Bared mülteci kampı sakinleri evlerini boşaltırken, insani yardım kuruluşları da çevredeki diğer kamplara sığınan halka yardım götürmek için seferber oldu. Zekat Evi isimli yardım kuruluşu da Beddavi kampındaki sığınmacılara ulaştırdığı gıda ve temizlik maddeleri ile Filistinliler'in yaralarını sarmaya çalıştı. Bedava dağıtılan ekmek ise izdihama neden oldu. Zekat Evi İdari Heyeti Başkanı Ahmed Debbusi, ordunun kendilerine Nahr El Bared'e
giriş izni vermediğini söyleyerek, "Temizlik malzemeleri, gıda ve su getirdik. Bombardıman dolayısıyla çatışmaların gerçekleştiği Nahr El Bared kampına girmek ve yardım getirmek imkansızdı. Bunun için yetkililerden izin alamadık" şeklinde konuştu.