MHP AKP'ye Bubi Tuzağı Kuruyor

MHP AKP'ye Bubi Tuzağı Kuruyor

MHP'ye yönelik "sürpriz" ziyaretçi akını ve "özel telefonlardan sonra işler iyice değişti. Kapatma davasında MHP, AKP'ye bubi tuzağı kuruyor.

Star'tan Şamil Tayyar'ın "MHP bubi tuzağı" başlıklı yazısının ilgili bölümü:

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yükseköğretimdeki türban yasağının kaldırılması konusunda pozitif tavır alan MHP'nin, bu yeni süreçteki rolü çok önemlidir. Eğer MHP, diğer iki konuda olduğu gibi aynı tavrını sürdürürse, bu sorun daha büyümeden kolayca atlatılabilir.

Hem Doğan grubu gazetelerinin tavrından hem MHP'ye son günlerde artan 'sürpriz' ziyaretçi akını ve 'özel' telefonlardan kendi haline bırakılmayacağını anlıyoruz. Nitekim, MHP Lideri Bahçeli'nin kapatma davasıyla ilgili ilk açıklamasıyla takip eden açıklamaları arasındaki 'ton farkı', bu süreçten Bahçeli'nin olumsuz etkilenmeye başladığını gösteriyor.

Ayrıca, MHP'nin anayasa değişikliği teklifinin sorunu çözmek yerine 'bubi tuzağı' gibi kurgulanması, bu kaygıları güçlendiriyor.

Biliyorsunuz, mevcut düzenlemeye göre, parti kapatılmadan başbakan, bakan, milletvekili ve başkanlara siyasi yasak konamıyor. MHP'nin teklifi kabul edilirse, parti kapatılmayacak ancak siyasi yasak sözkonusu olabilecek.

Allah aşkına, aralarında Gül, Erdoğan ve Arınç'ın da olduğu 71 kişiye siyasi yasak getirdikten sonra ha partiyi kapatmışsınız, ha kapatmamışsınız, ne fark eder?

MHP'nin teklifi, Anayasa Mahkemesi üyelerinin önüne 'tombala torbası' koymaktan öte anlam taşımaz. Parti kapanmayacak ama torbadan hangi ismi çekerlerse, ona siyasi yasak koyacaklar!

Bu dava düşebilir

İşte bu noktada; AK Parti'nin üzerinde durduğu iki temel düzenleme var. 1. Almanya'da olduğu gibi kapatma davası açma izninin parlamentoda olması. 2. Kapatma için odak olma halinin kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayandırılması. Bunların dışında, Anayasa Mahkemesi'nin üye yapısını değiştirme gibi bir düzenleme kesinlikle düşünülmüyor.

Eğer 'izin' şartı anayasaya eklenirse mevcut davanın durumu ne olacak? Geçici bir hükümle, mevcut davanın aynı anayasa değişikliği içine alınması gündemde. Yani, böyle bir anayasa değişikliği gerçekleşirse mevcut dava düşecek ve yeni süreç başlayacak.

Referanduma gidilebilir

Buradaki kritik eşik, 367 oy...

Böyle bir düzenlemeye, MHP'nin 'şimdilik' evet demediğini biliyoruz. Bu durumda, referandum kaçınılmaz. Meclis Genel Kurulu'nda 330-367 arasında oyla kabul edilen anayasa değişiklikleri otomatik olarak referanduma götürülüyor. AK Parti, referandum konusunda kararlı. Halktan gerekli desteği bulacaklarını düşünüyorlar.

CHP 6 yıl önce başkaydı

Bir başka tartışma konusu ise yapılacak bu değişikliklerin, devam eden yargı sürecine siyasi müdahale olarak görülme riski. Nitekim, CHP Lideri Baykal şimdiden sert eleştirilere başladı bile.

Oysa, 2002 yılında Erdoğan'ın siyasi yasağı Anayasa'nın 76. maddesi değiştirilerek kaldırıldı. 465 milletvekilinin oy kullandığı oturumda 440 evet oyu çıktı. Bunlar arasında CHP oyları da var. CHP destek vermeseydi, bugün Erdoğan milletvekili ve başbakan değildi. Bu değişiklik yapılırken, Erdoğan'ın yasaklılık hali, Anayasa Mahkemesi'nin gündemindeydi.

O tarihte, CHP, yargı sürecine müdahalede beis görmedi. Çünkü, siyasi hesapları Erdoğan'ın hükümete eklemlenmesinden geçiyordu. Gerçi, evdeki o hesap çarşıya uymadı ama Bağdat'tan döndü.

Hiç kimse gelinen bu noktada; İdeolojik ön yargılarını ve siyasi beklentilerini, evrensel değerler, temel hak ve özgürlükler ile demokratik rejimin kodlarını bozmaya yönelik çabalara yenik düşürmesin.

Halkın temsilcilerine düşen ise, yetkilerini gasp etmeye çalışan jüristokrasiye karşı dirençli olmasıdır.