Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

ve bugün saat 12:00'de

Trump, bugünü işaret ederek Gazze halkının şahsında tüm Müslümanları tehdit etmişti. Şöyle demişti bu hasta adam: “Cumartesi günü öğlen 12’de göreceksiniz, Hamas da görecek, onlar hasta insanlar.” Cumartesi günü “tüm rehinelerin” iade edilmemesi halinde “kıyametin kopacağını” söylemişti.

Bünyamin Netanyahu da Hamas‘ın İsrailli rehineleri bugün öğleye kadar serbest bırakmaması durumunda ateşkesin sona ereceğini açıklamıştı. Şimdi bakacağız bütün esirler serbest bırakılacak mı? Ateşkes devam edecek mi? Bu şartlar yerine gelmezse ne olacak. İster misiniz Egede ve Girit çevresindeki Amerikan donanması, bölgedeki volkanik hareket sonucu oluşacak tusinamiden, kül, gaz ve dumandan etkilenip denizin dibini boylasınlar.. Şüphesiz ki, Allah (cc) herşeyi hakkı ile bilendir, güç ve kuvvet sahibidir. Perşembe akşamı Doğu Akdeniz’de Mısır açıklarında ABD’nin bir uçak gemisi bir Türk yük gemisine çarpmıştı.. Ya da ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Şu ana kadar Abbas ve Azerbaycan ve BAE dışında kimse açıkça ABD’nin yanında durmuyor. BAE zaten BlackWater’in 2. Merkezi değil mi? Hatta Ürdün kıralı Hüseyin bile iki arada bir derede kaldı. Ama Azerbaycan tam da böyle bir zamanda İsrail hava yolları ile işbirliği anlaşması imzaladı. İsrail’le de “İki devlet ve bir zihniyet” içinde olduklarını gösterdiler.

Bugün itibarı ile 497 gündür kan, göz yaşı, yıkım, katliam devam ediyor. 497 gündür dünya seyrediyor Ümmet seyrediyor ve hükümetler elleri kolları bağlı bekliyorlar. 497 gündür çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler öldürülüyor, insanlık öldürülüyor, çoğu kimseden ses yok! 497 gün oldu. Aslında İsrail’in kurulduğu günden beri yaşanan bu.. Evet, ne kurtuluş savaşı bitti bizim için, ne Çanakkale. Ne de girmediğimizi söyledikleri 2. Dünya savaşı.. İslam coğrafyasındaki ülkelerin o gün savaş sonrası şartlarda çizilen sınırlar, oluşturulan iktidarlar ve rejimlerin yeniden düzenlenmesi için başlatılan süreçte biz ABD’nin stratejik ortağı olduk BOP üzerinden.

Trump’ın bölgeyle ilgili temsilcisi Steve Witkoff “Hamas bir terör örgütüdür. Ve Gazze yönetiminin bir parçası olmasına izin verilmemelidir. Bu sağlıksız bir durumdur. Ve onların buradan gitmesi gerekiyor. Başkan Trump, herkesin kabul etmesi gereken bir şeyi açıkça söyledi: Cumartesi günü saat 12.00 de istenen şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Eğer bu olmazsa büyük bir sorun olacak!” diyor.

Bakın, “2 devletli çözüm tuzağı”nı çözüm olarak görenler akıllarını başlarına alsınlar. Kurduracakları Filistin devleti Filistin devleti olmayacak. O devlette Diasporaya yer yok, ama Falanjistlere, Dürzilere, İsrail’in içindeki tüm gayrimüslim unsurlara, Arap Yahudileri ve diğer Hristiyanları yanında, Falaşalar’a, Kürt Yahudilerine, Türk Yahudilerine, yer olacak. Ama o çatı devlet sınırları içinde Hamas’a, yani, İhvan geleneğinden gelen, Siyonizm’e karşı unsurlara yer olmayacak. Bunlar sadece tehcir edilmeyecek, gönderilecekleri ülkelerde mecburi iskana tabi tutulacaklar. O ülkelerden ayrılmalarına ve faaliyetlerine izin verilmeyecek. Yani Gazze halkı oluşturulacak temerküz/toplama kampları üzerinden, açık cezaevi hükmündeki çalışma kamplarına gönderilecek! Bu Lanet olası plana bizi de garantör yapmak istiyorlar.

Gazze basın merkezinde “İsrail, Gazze’de 12 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla eşdeğer” şeklinde bir açıklama yaptı. Gazze halkı direnecek!. Adeta, Trump’un “Gazze’yi cehenneme çeviririz” şeklindeki tehdidine karşı, “Cehennem olsa gelen bağrımızda söndürürüz” diyorlar. Gazze’li Mücahidler, Mescid-i Aksa davasının sadık takipçileri Siyonist İşgal Planına Geçit Vermeyecek! Bir kişi toprağa gömülürken binlercesi “ruhu mücerret” gibi fışkıracak topraktan! Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz ve tarihin yaşayan tanıklarıyız.

Ülkemin şerefli insanları “küstah Trump’ın hadsiz tehdidine karşı 15 Şubat Cumartesi 12.00’de Gazze için Beyazıt Meydanı’nda toplanıyor!” Saadet Partisi de bu toplantı için çağrı yaptı. Bakalım, Hamasın çağrısı başka hangi partiler, dernekler katılacak!?. “Filistin için 1000 Genç15 Şubat Cumartesi 17.30’da yine Hamas’ın çağrısına olumlu cevap vererek “Gazze satılık değildir” diye Trump’un tehcir planına karşı İstanbul’daki İsrail konsolosluğunun önünde olacaklar.

Evet, “Trump’ın “Bekleyin! Cumartesi 12.00 de Gazze’ye cehennemi yaşatacağız” tehdidine karşı “Cumartesi günü dünyanın her hangi bir yerinde tek bir Müslümanın burnu bile kanasa sana cehennemi yaşatırız” diyen tek bir Müslüman lider olacak mı? Düşmanın tehdidler değil, bizimkilerin korkaklığı korkutuyor beni. Allah’ın yardımı bizimle olduktan sonra ne gam! Ama, Allah cahillere ve zalimlere yardım etmeyecek! Onları zalimler eli ile rezil rüsvay edecek, onların üstüne pislik yağdıracak ve işlerini sarp dağlara sardıracak! Bakın, “İki Devletli Çözüm! Soykırımı finanse etmeye devam etmek”için daha ucuz bir yol olacak. Gazzeliler’i, Filistin’li Şeriatçılar’ı, antisiyonistler’i yola getirmek için daha ekonomik ve daha etkili bir yol! İsrail askeri maşa varken elini niye ateşe uzatıyor ki! Filistinli Dahlanist’ler bu işi İsrail askeri’nden daha iyi yaparlar ve olup-bitenler konusunda da kimse İsrail’e o zaman suç bulmaz. Kurulacak Filistin devletinin başkentinin bugünkü Kudüs’ün doğusunda bir yer olması bu işin kandırmacasından ibaret.

Trump kendini “Tanrı Kıral” gibi görüyor. DSÖ’ye, İklim yasasına karşı çıkarken, “Ben başkasının koyduğu kurallara uymam, ben kural koyarım” diyor bir bakıma. Mesela Kansere karşı mRNA’yı kendisinin bütün dünyaya dayatması yönünde hazırlık yaptığı iddiaları da sözkonusu. Dünyadan gelen tepkilere karşı “Gazze’yi satın almayacağız sadece alacağız” diyor. Candace Owens, Trump‘ın Gazze’de tatil köyü inşa etmek için Filistin halkına karşı etnik temizlik yapılması yönündeki planlarını” dehşet verici bir ahlaksızlık olarak nitelerken, insaf sahibi batılılar bu meydan okumayı “ABD yönetiminin kirli niyetlerini teşhir eden ve onu yalnızlaştıran, #GazaHolocaust‘daki suç ortaklığını vurgulayan bir söylem olarak reddederken, Trump, Biden veya Netanyahu arasında hiçbir fark olmadığının, hepsinin şeytani bir planın parçası oldukları gerçeğinin altınızı çiziyor.. “Gazze’yi hangi yetkiyle alıyorsunuz?” diyen gazeteciye Trump: “ABD’nin yetkisiyle” diye cevap veriyor. G. Afrika Trump’un açıklamasına karşı en sert tepki verenlerden. İsrail’e soykırım davası açtığı için Trump’ın yaptırım kararı aldığı Güney Afrika yönetimi ABD’ye tepkisini şu şekilde dile getirdi: “İlkelerimize bağlı kalmanın bazen ağır sonuçları olabilir. İlkelerimiz uğruna bedel ödemeyi göze alabilmeliyiz. Davadan vazgeçmeyeceğiz.” Keşke aynı duyarlılık bir İslam ülkesinden de gelebilseydi!?

Bu arada Mısır’ın Sina bölgesindeki askeri hareketlilik de dikkat çekici. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ​​Trump‘ın Gazze Şeridi’ni boşaltma planını sert bir dille eleştirdi ve “Gelip iki milyon insana gitmelerini söyleyemezsiniz. Bu bir insani sorun. İnsanlar. Bu bir emlak sorunu değil, siyasi bir sorun” dedi. Öte yandan, Trump, BRICS‘in “resmen öldüğünü” ilan etti ve liderlerinin çoğunun artık bu ülkenin adını anmaktan bile korktuğunu iddia etti ve ABD dolarını devre dışı bırakmaya çalışmaları halinde yüzde 100 oranında ağır bir gümrük vergisi uygulanacağı uyarısında bulundu.

Ankara artık şunu görmeli ve anlamalı: ABD’ye güvenemezsiniz. NATO’ya güvenemezsiniz. Ukrayna’ya bakın. Onların arz-ı ihlas ettikleri makam bir, o da Şeytan tapınağı ve kendi dünyevi ihtiraslarının karargahı. Bu anlamda Ankara’nın acil olarak atması gereken adımlar şunlar olabilir: 1-Türkiye derhal, BOP eş başkanlığından çekilmelidir. 2-NATO’nun geleceğini, ABD’ni bu konudaki politikasını görüşmek üzere NATO’yu toplantıya çağırmalıdır. 3-İncirlik Üssü ile ilgili anlaşmanın hukuki durumu, mevcut durum, nükleer başlıklar konusu TBMM’den kurulacak bir komisyonca yerinde incelendikten sonra TBMM de bu konu, ülkemizdeki diğer askeri tesislerle birlikte gizli oturumda ele alınmalıdır. 4-Arz-ı Mev’ud projesi konusunda ya Diyanet İşleri Başkanı, Hahambaşı ve Partikler’den TBMM Genel kurulunca bilgi alınmalı ya da TBMM adına oluşturulacak bir heyet tarafından , Diyanet, Patrikhaneler ve Hahambaşılığı ziyaret edilerek bilgi alınmalıdır. Hahambaşılıktan ayrıca CHABAT Hakkında bilgi alındıktan sonra CHABAT’ın Türkiye’deki ve KKTC’deki varlığı ve faaliyetleri konusunda gizli oturum yapılmalı, ya da TBMM de bir araştırma koalisyonu kurulmalıdır. 5-İsraille diplomatik ilişkiler derhal kesilmeli. Türkiye’deki Gazze’deki soykırıma karışmış kişi ve kuruluşlar hakkında savaş suçu, suça ve suçluya yardım ve yataklıktan dava açılmalıdır. 6-BM’nin Türkiye’deki DSÖ, US WOMAN ve benzeri örgütlerinin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. 7-GLOBAL RESET programı çerçevesindeki bütün faaliyetler (İKLİM, KARBON AYAK İZİ, KARBON sertifikası, CHEMİSTRAİL, 5G, SıfırAtık, Akıllı şehirler Vb.) durdurulmalı, anlaşmalardan çekilinmelidir.. 8-ABD ile yapılan bütün sözleşmeler yeniden gözden geçirilmeli, Fulbright ve benzeri anlaşmalardan geri çekilinmelidir. 9-Dolarla ticaret yerine yerel paralar, altın sertifikası ve kripto para ve barter’le ticaret teşvik edilmeli, Bankaların dolar rezervi en alt düzeye çekilmelidir. D8 ülkeleri, Türk dünyası arasında ortak bankacılık ve kredi kartı uygulaması başlatılmalıdır. 10-Türkiye ile Gazze yönetimi arasında, ekonomik, sosyal, siyasi, savunma alanında işbirliği anlaşması imzalanmalı. Dış Politikada Türkiye ile Kanton olarak bir işbirliği gerçekleştirilebilir. Hatta KKTC’de Ankara’ya Kanton olarak bağlanmalıdır.

Eğer Gazze düşerse sıra Kudüs’e gelecektir. Sonra sıra Kıbrısa gelir. Ardından hedef Şam ve İstanbul olacaktır. Çünkü Büyük İsrail projesinde Arz-ı Mevudla birlikte Karay ve Hazara projesinin merkezinde İstanbul olacaktır. Bugünlük de bu kadar. Selam ve dua ile.

mirathaber

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar